Hatme-i Hacegân


Tarikatımızın adabı kendi işimize bakmaktır; şeyhlerimizden ne öğrendiysek, nasıl öğrettilerse o yolu takip etmektir. Hatme-i Hacegan, tarikatımızın esasındandır yani rüknüdür. Haftada bir yapmak lazım. Her hafta yapamayan, hadi iki haftada bir gelsin. En fazla üç hafta. “Üç haftayı geçirdi mi o kimse tarikattayım demeye utansın.” derdi Büyük Şeyh Efendi. Gelemese de kendi kendine yapsa da olur.

Evvela Hatme-i Hacegan’da Cenab-ı Mevla’nın zikri yapıldığı için sevabı ve fazileti çoktur. Hatta hatme içerisinde 1000 ihlas-ı şerif okunduğu için bir hatme’nin 333 hatim sevabı olduğu söylenmiştir. Bu yola giren sofiler çok şanslıdır. Ölseler bile unutulmayacak, kıyamete kadar amel defterleri kapanmayacak, hatmenin sevabı onlara da bağışlanacaktır.
O halde tarikat yolu çok kârlı bir yoldur.

Şeyh Yahya El-Abbasi (ks) den bir anı:

“Bir gün Gavs’ım Şeyh Abdulhakim (ks) bana sordu:
-Molla Yahya, dünya emekliliği nasıl oluyor?
Cevap verdim:
-Efendim, kişi ölünce onun hanımı ömür boyu, çocukları varsa evleninceye veya 18 yaşına gelinceye kadar maaşı devam ediyor, sonra kesiliyor.
Gavs (ks) şöyle buyurdu:
-Elhamdulillah bizim yolumuz ne kadar büyük!
Tarikat-ı aliyyenin emekliliği çok daha kârlı.
İnsan kıyamete kadar istifade ediyor. Bu yolun maaşı hiç kesilmiyor.”

Hatme-i Hacegân'ın Faziletleri


Abdürrahim Reyhan Hz.leri buyurdular ki:
"Benim ilmim yok, amelim yok ama ne buldumsa hatmede buldum."
"Hatme ye gelmeyen ben tarikatlıyım demesin kendini de bizi de kandırmasın."
"Eğer hatme nin nimeti zahir olsa, bu nimeti elde etmek için devletler birbirleriyle harp ederlerdi.''
Yine sofrada yemek yerken şöyle buyurdu
"Vallahi billahi şu yediğimiz nimet hakkı için söylüyorum. Hz. Adem'den kıyamete kadar ömrünüz olsa, her gününüz oruç ile geçse, her gece sabaha kadar namaz kılsanız bir tek hatmenin faziletine ulaşamazsınız. Yalnız farz ibadetler hariç."
"Hatmeye gittiğiniz zaman siyasetten, ticaretten, şundan bundan konuşmayınız.
"Bir mürit bir hatmenin sevabının karşılığını görse daha ibadet yapmaz.bu bana ve yedi ceddime yeter derdi."
"Bir küçük hatmede 33, büyük hatmede ise 333 Kur'anı Kerim hatim sevabı vardır. Bir hatimin sevabının ne kadar olduğunu Allah bilir. Kur'an'ın bir tek harfinin bile sevabı sonsuzdur. Demek ki bir hatmenin sevabının nihayeti yoktur."
-"İnsan, küçük çocuklar gibi gündüz dışarıda oynar,üstü başı çamur olur.Akşam eve gelince annesi onu yıkar,temizler.Hatme de aynen böyledir.Gündüz yaptığımız günahlardan kirleniyoruz. Akşam banyoda hatme yapıp temizleniyoruz."
- Hatmede yapılan dualar makbuldür. Hatmede silsile okunur. İsmi okunan ervah oraya teşrif eder. Yani bütün silsile orada.Orası olur evliya meclisi.Bizi duamıza O Zatlar da amin der.Allah da onların duaya amin demesini kabul eder.Onların duası geri dönmez.Onun için hatmede yapılan dualar kabul olur.
- Hatmede okunan salâvat, sure ve dualar arzdan ve semadan gelen belaya karşı dururlar Onun için hatme belayı def eder veya en aza indirir. Bundan dolayı hatme bir şehrin manevi bekçisidir. Hatmeye gelenin sadece kendisine değil, bütün şehir halkına faydası vardır.
- Hatmede okunan sureler ve salâvatlar silsileye hibe edilir. Yani onlara verilen manevi bir hediyedir. Oraya teşrif eden Evliyaullah da oradakilere hediye getirirler. Bu hediyeler maddi değil manevidir.Dünya değil,ahret nimetidir. Ahiretin en küçük nimeti, dünyanın en büyük nimetinden büyüktür.
-Hatmede en büyük kalp ameliyatları yapılır. Silsile meşayihi ve rabıta, büyük manevi operatör doktorlar gibidir.İnsanda bulunan kötü ahlaklar bu kalp ameliyatı ile alınır.Yerine iyi huylar verilir. Nasıl ki Cebrail AS, Hz. Peygamber SAV’i ameliyat etti, kalbini zemzem suyu ile yıkadı ise hatmede de Evliyaullah müritlerinin kalbini ameliyat eder, temizler. İnsanların en efdali olan Hz. Peygamber SAV için buna gerek duyulduysa bizim için de bu elbette daha gereklidir.

Hatme Adabı


Tarikatımızın adabı kendi işimize bakmaktır; şeyhlerimizden ne öğrendiysek, nasıl öğrettilerse o yolu takip etmektir. Hatme-i Hacegan, tarikatımızın esasındandır yani rüknüdür. Haftada bir yapmak lazım. Her hafta yapamayan, hadi iki haftada bir gelsin. En fazla üç hafta. “Üç haftayı geçirdi mi o kimse tarikattayım demeye utansın.” derdi Büyük Şeyh Efendi. Gelemese de kendi kendine yapsa da olur.